hayatta insana tekrarladıkça zevk, mutluluk veren şeyler vardır. mesela sık sık vesikalık çektiren insanlar var. ya da sıkıldıkça toz alan telefondaki beşbin esemesi bitirmeye çalışanlar . benim de tıpkı bunlar gibi uğraşılarım var. evet evet ben de bu tür saşmalıklar peşinde koşuyorum ve belki de en önde bayrak tutanıyım bu tip insanların. bir über alles.
itiraf ediyorum. ülker susamlı çıbık kırakerin dibindeki susamları yemek beni mest ediyor. hani kıtır kıtır çıbık kıraker biter de artık işin son kısmı gelmiştir. yani o dibindeki susamları yemezsem sanki bir işimi yarım bırakmış gibi kalırım. tıpkı kabızken kakanın yarısının içerde kalması gibi. o kıraker pakedinin ağıza dikilmesi suretiynen dünyanın en zevkli hazzına varmak gibisi yok. ülker susamlı kırakerin dibinde kalan susamlar gibisi yok. eti de kalmaz mesela o kadar çok susam. ve etinin kırakeri ülker kadar kıtır kıtır ve ince değildir evet.
ya da crax var hani sade olan. ülkerin eline su bile dökemez. bi kere kıraxın kırakerleri yanıyo ve acı oluyo yani yerken mutlu olmuyorum ve yedikten sonra su içince ağzımdaki acı tat yoğunlaşıyor ve burnumdan derin nefes verince yanık kokusunu alabiliyorum.
eğer sizin de kalite kontrol elemanına ihtiyacınız varsa seve seve gelirim test ederim onaylarım ya da onaylamam o benim bileceğim iş kardişim.
hadi bay
14 Kasım 2009 Cumartesi
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
zıtdırıpıt