bir martı olmak isterdim. bir uçurtmanın kuyruğuna takılıp gökkuşağına dokunmak.
denize sahip olmak isterdim. körfezler, boğazlar, okyanuslar benim olsun.
yağmur, yağmaya başladığı zaman ilk önce beni selamlasın. tıklatsın camıma merhaba desin bana.
sessizce arkama yaklaşsın bir sincap. fındıklarını paylaşsın benimle. ya da palamut toplamaya gidelim onunla ormana.
aslında dünya bu kadar basit şeylerden ibarettir. boşu boşuna ne kadar çok sorumluluk yüklüyoruz sırtımıza? halbuki ne için vardır dünya? acı çekmek için mi? karnını doyurmak için mi? bi takım gereksinimler yaratıyoruz tarafımızca ve o gereksinimleri karşılayalım derken yıllar akıp gidiyor... herkes bir hırs içinde. kiminin adi komploları var. kimi ise komploya maruz kalan, ezilen.
bu hale getirildi dünya. 2 ye ayrıldı ezen ve ezilen. ne gerek var bütün bunlara ben bu kadar küçük şeylerle mutlu olmayı özlemişken. hırslarımdan arınmak; saf, temiz bir yerde yaşamak isterdim.
çok şey değil bunlar sadece özgürce yaşamayı dilerdim.
14 Kasım 2009 Cumartesi
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
zıtdırıpıt